Yükleniyor...
Neredesiniz? :  Ana Sayfa  >  Çocuk Gastroenteroloji ve Metabolizma Hastalıkları  >  Çocuklarda Laktoz İntoleransı

Çocuklarda Laktoz İntoleransı

Ekleyen:   /   16 Mayıs 2012  /   Yorum Yok

Laktoz İntoleransı:

Laktoz intoleransı, laktozun sindirimi ile görevli olan intestinal laktaz enziminin eksikliği sonucu laktozun parçalanamaması ve şişkinlik, karın ağrısı, ishal gibi yakınmalara neden olmasıdır.

Laktaz, laktozu glukoz ve galaktoza parçalayan ve intestinal mikrovillusların fırçamsı kenarlarının en ucunda bulunan bir disakkaridazdır. Ortaya çıkan glukoz ve galaktoz SGLT1 transport proteini aracılığıyla intestinal epitel hücreleri tarafından emilir. İntestinal hücrelerde hasar yapan hemen tüm hastalıklarda sekonder olarak laktaz enzimi kaybı da olacağından sekonder laktoz intoleransı sık olarak görülen bir durumdur.

Akut gastroenteritler (Rotavirus başta olmak üzere), Giardiazis, malnutrisyon, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, sekonder laktoz intoleransının en sık nedenleridir. Genellikle hastalığın iyileşmesi laktoz intoleransının düzelmesiyle sonuçlanır. Ancak, özellikle 3 aydan küçük bebekler, ağır malnutrisyonu olan hastalar ve ishali 14 günden uzun süren hastalarda laktoz kaynaklarını bir süre kesmek gerekebilir.

Primer laktaz eksikliği (erişkin tipi hipolaktazya) en sık görülen besin intoleransıdır. Dünyada görülme sıklığı ortalama %70’tir. Ülkemizde de %71 oranında görüldüğü saptanmıştır. Hastalık, ek gıdalara geçildikten sonra laktaz enziminin genetik olarak programlanmış bir biçimde azalması sonucu ortaya çıkar. Semptomlar, sıklığın fazla olduğu ülkelerde 1-2 yaşlarında başlarken, daha nadir olan ülkelerde erişkin yaşta ortaya çıkar.

Tanı, laktozlu yiyeceklerin alınmasından sonra semptomların ortaya çıkması ve diyetten laktoz çıkarıldığında semptomların ortadan kaybolması ile konur. Laktoz alımını takiben ilk 48 saat içinde abdominal distansiyon, gaz, şişkinlik, kramp tarzında karın ağrısı, ishal, bulantı ortaya çıkar. Laktoz intoleransı özellikle çocuklarda tekrarlayan karın ağrısının önemli bir nedenidir. Bazı hastalarda kabızlık ön planda olan yakınmadır. Ancak tolere edilebilen laktoz miktarı kişiden kişiye değişklik gösterebilmektedir. Dışkıda indirgen maddenin ve laktozun gösterilmesi de tanıda değerlidir. Hidrojen nefes testi pratikte fazla kullanılmamakla beraber tanıda kullanılabilecek en güvenilir yöntem olarak kabul edilmektedir. Özellikle deri ve solunum sistemi tutulumu olan bebeklerde inek sütü allerjisi akla gelmeli ve primer laktoz intoleransı tanısı konulmadan önce bu yönde tetkikler yapılmalıdır.

Tedavi diyetten laktoz içeren tüm yiyeceklerin çıkarılmasıdır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde anne sütü kesilmemeli, yakınmalar çok fazla ise laktaz enzimi kullanılmalıdır. Formula ile beslenen bebeklerde laktozsuz formulalar kullanılabilir. Süt ve süt ürünleri en önemli laktoz kaynakları olmakla beraber, hazır çorbalar, tavuklu ürünler, hazır salata sosları, kek, bisküvi gibi gıdalar gizli laktoz kaynakları olarak kabul

edilmektedir. Tedavide bunlardan da kaçınılması gerektiği hastalara hatırlatılmalıdır. İki haftalık laktoz kısıtlamasını takiben yakınmaları ortadan kalkan hastanın tolere edebildiği laktoz miktarını saptamak için yavaş yavaş diyete laktoz eklenir ve tolere edilebilen miktar kadar süt ve süt ürünleri günlük olarak tüketilir. Günlük kalsiyum miktarı hesaplanmalı ve alınan miktar ihtiyaçtan az ise kalsiyum desteği yapılmalıdır.

Facebook Twitter Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazı da ilginizi çekebilir...

antenatal1

Antenatal Glukokortikoid Maruziyeti Ve Uzun Dönemde Aortik Fonksiyonlarda Ve Glukoz Metabolizmasındaki Değişiklikler

Devamını Oku →