Yükleniyor...
Neredesiniz? :  Ana Sayfa  >  Aileler İçin Bilgiler  >  Oyun Çocuğu, Okul Çocuğu ve Ergenlik Döneminde Beslenme

Oyun Çocuğu, Okul Çocuğu ve Ergenlik Döneminde Beslenme

Ekleyen:   /   27 Ağustos 2012  /   Yorum Yok

1. Oyun çocukluğu, okul çocukluğu ve ergenlik dönemleri nelerdir?

Oyun çocukluğu dönemi 2 ile 6 yaş, okul çocukluğu dönemi 6 ile 10-12 yaş, ergenlik dönemi ise 10-12 ile 18 yaş arasındaki dönemlerdir.

 2. Beslenmede dikkat edilmesi gereken temel prensipler

  1. Çocuklar hangi yaşta olursa olsun sürekli büyüme ve gelişme gösterdiklerinden, beslenmeleri yetişkinlerden daha fazla dikkat ister.
  2. Yetişkinlerden farklı olarak, büyümeleri için daha fazla enerji ve proteine ihtiyaç gösterirler. Ancak, bu amaçla çocukları fazla miktarda yedirmek değil, ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içeren yiyecekleri yedirmek önemlidir. Yani miktar değil, içerik önemlidir.
  3. Günlük aktivite miktarı (çocuğun hareketliliği) çocuğun enerji ihtiyacını arttırır, ancak gereksinimleri için tek belirleyici olan hareketlilik değildir.
  4. Besinler yağda veya kömür ateşinde kızartılarak değil, haşlanarak, buharda veya fırında pişirilerek hazırlanmalıdır. Yağda kızartma yiyeceğin yağlı olmasına ve çocukların fazla kilo almasına neden olabilir.
  5. Çok uzun süreli pişirmeler yiyeceklerin besin değerini azaltır. Buna dikkat edilmelidir.
  6. Çocuğa sofraya oturmadan önce el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır.
  7. Bütün çocukların damak tadı yetişkinler gibi gelişmiştir. Çocuğa verilecek yiyecekler anne-babanın da yiyebileceği tat ve kokuda olmalıdır. Vitaminli olsun diye çocuğa birbirine karıştırılmış, tadı, kokusu ve görüntüsü iyi olmayan besinler verilmemelidir.
  8. Çocuklar bir günde üç ana öğünle beslenmeli, çocuktan çocuğa değişecek şekilde 2-3 ara öğün verilmelidir.
  9. Öğünlerin süresi 25-30 dakika sürmelidir.
  10. Öğünler mutlaka aile sofrasında tüm aile ile bir arada yenmelidir. Çocuk bu şekilde öğünün ne olduğunu öğrenir, sağlıklı, evde pişen yemekleri yemiş olur ve nasıl besleneceğini de anne-babasını izleyerek öğrenmiş olur.
  11. Aileler, bakıcılar ve öğretmenler çocuklara beslenme konusunda örnek teşkil ederler. Bu nedenle çocuklara sadece konuşarak sağlıklı beslenme öğretilemez. Çocuk sadece kendine anlatılanları değil gördüklerini de örnek alacaktır. Bu nedenle sağlıklı beslenme eğitimi aileleri ve eğitmenleri de kapsamalıdır. 

3. Nerede yemeli?

  1. Bir yaşından itibaren çocuklar aile sofrasında yemek yemelidir.
  2. Çocuk erişkinlerle aynı hızda yemek yiyemez, bu nedenle sofrada sabırlı olunmalıdır.
  3. İki yaşından sonra çocukların yedikleri ailenin diğer bireylerinden farklı olmamalıdır.

 4. Ne yemeli?

Gıdalar genel olarak 5 ana gruba ayrılabilir:

I.      Süt ve sütten üretilen gıdalar

II.    Et, tavuk, balık, hindi, yumurta, diğer hayvansal gıdalar

III.  Ekmek ve diğer tahıl ürünleri

IV.  Meyve ve sebzeler

V.    Yağ ve şekerler

  1. Çocuklar her gün ilk dört gruptaki besinlerden almalıdır. Yağ ve şeker ise bu gruplara ek olarak veya yiyecekler hazırlanırken içine eklenerek verilir.
  2. Çocuklar tek bir besin öğesiyle değil, farklı yapı ve özellikteki besinlerle beslenmelidir. 

Proteinler:

  1. Bu gruba et, tavuk, balık, yumurta, süt ve sütten üretilen gıdalar (peynir, yoğurt, ayran) girer.
  2. Okul öncesi dönemdeki çocuğun protein ihtiyacını karşılaması için, günde 1 yumurta, iki bardak süt veya yoğurt (veya bir bardak süt, bir bardak yoğurt), bir-iki köfte kadar et veya bunun yerine bir porsiyon kuru baklagiller (mercimek, kuru fasulye, nohut gibi) alması yeterlidir.
  3. Bu yiyecekler gün içinde ana ve ara öğünlere bölüştürülerek tüketilmelidir. Yiyecekler her gün yenileriyle değiştirilmelidir. Örneğin, bir gün köfte verildiyse, ertesi gün yerine balık veya tavuk verilebilir.
  4. Daha hızlı büyümesini sağlayacağı düşünülerek çocuğu sadece proteinden zengin gıdalarla beslemek yanlıştır. Bu durumda proteinler enerji kaynağı olarak kullanılacaktır. Bunu önlemek için günlük beslenme içeriğinde yeteri kadar karbonhidrat (tahıllı gıdalar) ve yağ bulunmalıdır. 

Karbonhidratlar:

  1. Enerji kaynağı olarak alınmaları gereklidir.
  2. Bu gruba özellikle tahıllar (buğday, yulaf, arpa, çavdar, mısır, pirinç vb) ve patates gibi bazı sebzeler girer. Ayrıca şeker de bu gruptadır.
  3. Yiyeceklere sürekli şeker eklenmesi çocuğun fazla kilo almasına neden olur ve sağlıksızdır.
  4. Fazla miktarda hazır meyve suyu ve şeker tüketen çocuklarda ishal ortaya çıkabilir.
  5. Diş çürüklerinin gelişmesine de neden olduğundan şekerli gıdalar çok sık verilmemelidir.
  6. Sindirimi kolaylaştırdığı, kabızlığı önlediği, barsakları daha sağlıklı çalıştırdığı, kilo fazlalığına neden olmadığı için beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih edilebilir. Ayrıca işlenmemiş doğal buğdaydan veya diğer tahıllardan yapılan ekmekler de sağlıklıdır.
  7. Bu gruptaki besinler özellikle ana öğünlere dağıtılmalıdır. Sabah kahvaltıda iki, üç dilim ekmek, öğle ve akşam pilav (bulgur, pirinç), makarna, erişte veya ekmek şeklinde alınabilir. Beslenmede tahıllı gıdaların çok fazla alınması şişmanlığa yol açar. Bu nedenle diğer gruptaki besinlerle birlikte dengeli alınmalıdır.

Yağlar:

  1. Yağlar hem büyüme için enerji sağlar, hem de vitaminlerin emilmesi için gereklidir.
  2. Yemeklerin zeytinyağı ile pişirilmesi ve salatalara zeytinyağı eklenmesi önerilir.
  3. Zeytinyağı hem enerji verir, hem kaliteli yağ asitlerini içerir, hem de kanda kolesterolün yükselmesini engelleyerek yetişkinlikte kalp hastalıklarının görülme sıklığını azaltır.
  4. İç yağları ve margarinler çocuk beslenmesinde kullanılmamalıdır.

Meyve ve sebzeler:

  1. Vücudun vitamin ihtiyacının karşılanması için meyve ve sebzelerin yenmesi gereklidir.
  2. Meyve ve sebzeler mutlaka mevsiminde ve taze olarak tüketilmelidir.
  3. Yeterli miktarda sebze ve meyve yemesi çocuğun yeteri kadar lif almasını sağlayarak kabızlığı da önleyecektir.
  4. Vitamin almak için sadece hazır satılan meyve sularının çocuklara verilmesi doğru değildir. Çünkü bu içecekler şeker içerir ve çocuğun kilo almasına neden olur.
  5. Günde toplam 4-5 porsiyon sebze-meyve tüketilmelidir. Sebzeler ana öğünlerde yemek olarak veya salata şeklinde çiğ olarak yenilebilir. Meyveler özellikle ara öğünlerde (kahvaltı ile öğle yemeği arasında, ikindi vakti veya yatmadan 1-2 saat önce) tüketilebilir.
  6. Özellikle ergenlik çağındaki kız çocukları kilo vermek için ana öğünleri sadece bir meyve yiyerek geçiştirmeye çalışırlar. Bu tutum yanlıştır.
  7. Küçük çocuklar genellikle sebze yemeklerinden hoşlanmazlar. Bu durumda, sebzedeki lif ve vitaminleri taze meyve ve tahıllardan alması sağlanabilir. 

Vitaminler:

  1. Sağlıklı olan ve dengeli beslenen çocukların dışarıdan ek vitamin ilaçları almasına gerek yoktur.
  2. Vitaminlerin yeteri kadar alınması için sebze, meyve, et, balık ve tahılların dengeli olarak yenmesi gerekir.
  3. Yağda eriyen vitaminlerin barsaklardan emilebilmesi için mutlaka yemeklere ve salatalara zeytinyağı eklenmelidir.
  4. Kalsiyum ve fosforun kemiklerde depolanması için D vitamini gereklidir.
  5. D vitamini hem besinlerden hem de güneşten sağlanır. Bu nedenle dengeli beslenmeye ek olarak güneşten de yararlanmak gerekir. Özellikle ergenlik çağındaki kız çocuklarının baş ve kollarının kapatılması güneşten yeterince yararlanmayı engeller. Bu durumda kemik gelişimi yetersiz kalır ve yaşlılıkta kemik erimesi ve kemik kırıkları daha sık görülür. Ayrıca bu kızlar çocuk doğurduklarında da, kendilerinde olduğu gibi çocuklarında da D vitamini eksikliği ve kemiklerde zayıflık ortaya çıkar.
  6. Çocuklara vitamin desteği açısından gereksiz yere vitamin ilaçları verilmesi, bu vitaminlerin vücutta birikmesine neden olur ve çocukta hastalık bulguları ortaya çıkabilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadıkça çocuklara vitamin içeren ilaçlar verilmemelidir.

Mineraller:  

a. Demir:

  1. Çocuklarda en sık kansızlık nedeni demir eksikliğine bağlı olan kansızlıktır.
  2. Bu durum demirden zengin gıdaların yeterince yenilmemesi sonucu, özellikle okul öncesi dönemde ve ergenlik dönemindeki kızlarda sık olarak görülür.
  3. Kansızlık çocukta iştahsızlığa, büyümenin geri kalmasına, çabuk yorulmaya, dikkat eksikliğine ve çocuğun okul başarısının azalmasına neden olur.
  4. Çocuğa günde iki bardaktan fazla süt verilmesi hem çocuğun başka besinleri alamamasına, hem de demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişmesine neden olur.
  5. Bu nedenle demirden zengin olan et ve kuru baklagiller yeterli miktarda çocuğa verilmelidir.
  6. Ayrıca pekmez de önemli bir demir kaynağıdır. Sütle karıştırılması etkisini azaltır, bu nedenle çocuklara süte katılmadan tek başına pekmez verilmelidir. 

b. Çinko:

  1. Çinko eksikliği de çocuklarda sık görülür.
  2. Çinko eksikliği iştahsızlık ve büyüme geriliğine, ciltte yaralar gelişmesine ve çocuğun sık hastalık geçirmesine neden olur.
  3. Çocuklarda çinko eksikliği gelişmemesi için mutlaka et, balık, tavuk ve yumurta yenilmesi ve ceviz, fındık gibi kuruyemişlerin dengeli olarak tüketilmesi gereklidir. 

c. Kalsiyum:

  1. Kalsiyum kemiklerin sağlam olması için gereklidir.
  2. Kalsiyum en fazla süt ve sütten yapılan ürünlerde bulunur.
  3. Özellikle ergenlik dönemi beslenme açısından çok önem taşır. Çünkü bu dönemde kemikler hızla büyür ve kemik yoğunluğu artar. Bu dönemde kemik yapılanmasının iyi olması yaşlılıkta ve menopoz döneminde kemiklerin daha güçlü olmasını sağlar ve kemik kırıklarını önler.
  4. Bu nedenle tüm çocuklar her gün iki su bardağı kadar süt veya yoğurt tüketmelidirler.
  5. Süt kahvaltıda, ikindide veya gece yatmadan önce içilebileceği gibi sütlaç şeklinde de tüketilebilir.
  6. Yoğurt ikindide tek başına bir ara öğün olabilir veya öğle ve akşam yemekleriyle birlikte de verilebilir. Bu amaçla cacık ve yoğurtlu çorbalar da verilebilir.
  7. Günde bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir yenmesi de gerekir. Bu da kahvaltıda veya okulda peynirli tost olarak tüketilebilir.
  8. Tüketilecek süt, yoğurt, peynir ve tüm sütten yapılan yiyeceklerin açıkta satılanları değil, ambalajlanmış ve pastörize edilmiş olanları satın alınmalıdır. Açıkta satılan sütler kaynatılsa bile tüm mikroplar ölmez ve çocuklara ağır hastalıklar bulaştırabilir. 

d. İyot:

  1. Ülkemizde iyot eksikliği çok sık olarak görülmektedir. İyot eksikliği guatr ve büyüme geriliği gibi hastalıklara yol açar.
  2. Ülkemizde soframızda kullandığımız tuzlara iyot eklenmiştir.
  3. Bu nedenle çocuklarda iyot eksikliği gelişmemesi için mutlaka yemeklerde iyot eklenmiş tuzlar kullanılmalıdır.
  4. Açıkta satılan tuzlarda genellikle iyot bulunmaz. Bu tuzlar kullanılmamalıdır.
  5. Yemek pişirilirken tuz, yemek piştikten sonra en son olarak katılmalı ve ocağın altı kapatılmalıdır. 
  6. İyotlu tuzlar ışık geçirmeyen kaplara konulmalı, ağzı kapalı olarak serin bir yerde saklanmalıdır.  

5. Öğünler nasıl olmalı?

Kahvaltı:

  1. Günün en önemli öğünüdür. Gece boyunca aç olan vücut, kahvaltı ile enerji alır ve günün geri kalanı için güç toplamış olur.
  2. Çocukların okula gitmeden önce kahvaltı etmeleri okul başarısını arttırır. Ayrıca özellikle sınavların olduğu günlerde kahvaltı edilerek okula gidilmesi, çocuğun sınavda daha dikkatli ve başarılı olmasını sağlayacaktır.
  3. Tüm çocuklar düzenli saatte kahvaltıya oturmalıdır.
  4. Kahvaltı ayaküstü veya yolda giderken yemesi için çocuğun eline bir şeyler tutuşturularak değil, sofrada aile bireyleri ile birlikte yapılmalıdır.
  5. Bu nedenle anneler çocukların kahvaltısını erkenden hazırlamalıdır.
  6. İdeal bir kahvaltıda peynir ve yumurta olmalıdır.
  7. Eğer çocuk isterse reçel, pekmez ve bal da tüketebilir.
  8. Kahvaltıda ekmeğin üzerine sadece tereyağı veya margarin sürmek yeterli değildir. Çocuk bu şekilde sadece enerji alır ve şişmanlar. Yağ yerine peynir tercih edilmelidir. İsterse peynirli, domatesli tost yapılabilir.
  9. İçecek olarak süt, ıhlamur, açık çay, bitki çayları, taze sıkılmış meyve suyu tüketilebilir. Çocuk kahvaltıda süt içmek istemezse mutlaka ikindi vaktinde veya gece yatmadan 1-2 saat önce sütünü içmelidir.

Öğle ve akşam:

  1. Bu öğünlerin saatleri her gün aynı olmalıdır. Kahvaltıdan sonraki en önemli öğünlerdir.
  2. Bu öğünlerde çocuğa proteinli gıdalar, karbonhidratlar, yoğurt veya cacık, sebze yemekleri veya salatadan oluşan dengeli bir besin örüntüsü sunulmalıdır.
  3. Proteinli gıdalar olarak bir öğünde 2-3 köfte veya bu miktarda et, balık, tavuk eti verilebilir. Bunun yerine protein kaynağı olarak bir porsiyon barbunya, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek yemeği gibi kuru baklagiller de yedirilebilir.
  4. Karbonhidrat olarak bir küçük tabak salçalı, peynirli veya yoğurtlu makarna, pirinç veya bulgur pilavı, ekmek, börek, erişte, kuskus, mantı verilebilir.
  5. Karbonhidrat kaynağı olarak bir kase şehriye çorbası, tarhana çorbası, pirinç çorbası veya yayla çorbası da verilebilir.
  6. Çorbalara süt, yumurta veya yoğurt katılması çorbaların besin değerini arttırır.
  7. Ayrıca domates çorbası gibi bazı çorbaların üzerine rendelenmiş peynir serpilmesi hem yemeğin görüntüsünü güzelleştirir, hem de çorbanın kalsiyum ve protein içeriğini arttırır. Bu şekilde çocuk sabah peynirini yememişse, bu eksiğini akşam yemeğinde gidermiş olur.
  8. Öğle yemeğini okulda yiyen çocuklar kantinden yemek yerine okulun çıkardığı öğle yemeklerini yemelidir.

Ara öğünler:

  1. Ara öğünler çocukların üç ana öğünlerinin arasında açlıklarını gidermek ve enerji toplamak için yenilen öğünlerdir.
  2. Bu öğünlerde kalorisi yüksek besinleri tüketmek yerine sağlıklı yiyecekleri yemeleri çocukların fazla kilo almalarını engeller.
  3. Ortalama olarak ana öğünlerde yenilenin üçte biri kadar yemek yeterlidir.
  4. Bu öğünlerde bir bardak süt veya yoğurt, bir porsiyon sütlü tatlı, bir meyve, bir bardak meyve suyu ile birlikte bir dilim kek gibi yiyecekler yenilebilir.
  5. Ara öğünlerde yenilen veya okul çantasında okula götürülen keklerin evde yapılmasına, içine fındık, ceviz, üzüm, meyve parçaları, havuç gibi sebzeler eklenmesine özen gösterilmelidir. Kek hazırlanırken fazla yağ koymak yerine süt tercih edilmelidir.
  6. Ara öğünler öğle ve akşam yemeklerinden en az 1.5-2 saat önce yenmelidir. 

6. Okul öncesi dönemde beslenme:

  1. Okul öncesi dönem beslenme problemlerinin sık yaşandığı bir dönemdir.
  2. Bu dönemde çocuğun büyüme hızı ilk bir yaşa göre biraz duraklar. Bu nedenle yeme ihtiyacı azalır. Yemek seçen, tabağını tam olarak bitirmeyen ancak normal kiloda büyümeye devam eden çocuklar için anne-babalar “çocuğum az kilo alıyor” diye endişelenmemelidir.
  3. Çocukların yiyecekleri anneleri ile birlikte hazırlamasına, salata yapmasına, sandviçin içine konulacakları seçmesine, ekmekleri bölmesi veya dilimlemesine izin verilmelidir. Bunlar çocuğun hem yiyeceği sahiplenmesini, hem daha iyi tüketmesini, hem de sağlıklı yiyecekler hakkında daha iyi bilgi edinmesini sağlar.
  4. Çok küçük yaştaki çocuklara yemeleri için fındık, fıstık gibi kuru yemişler verilmemelidir. Bunlar çocuğun akciğerlerine kaçabilir ve solunum zorluğuna neden olabilir. 

Okul öncesi yaşlardaki çocuklar tabaklarındaki bütün yiyecekleri bitirmeli mi?

  1. Öğünlerde porsiyonların bitirilmesi için ısrarcı ve zorlayıcı olunmamalıdır.
  2. Çocuk yemek istemiyorsa sofradan kalkabilmelidir.
  3. Bu konuda zorlayıcı davranılırsa, yemek saatleri hem anne hem de çocuk için psikolojik savaşın yaşandığı bir dönem halini alır. Küçük çocuklar ısrarcı olan anneye öğürerek veya kusarak yanıt vermeye başlarlar.
  4. Bu durumda çocuk rahat bırakılmalı, öğünler belirli saatlerde verilmeli, öğünlerden hemen önce pasta, kek, çikolata gibi başka yiyecekler verilmemeli, çocuğun arkasından dolaşarak veya televizyon eşliğinde ona yemek yedirmeye çalışılmamalıdır.
  5. Bu dönemde çocuğun yiyecek tüketimi de günlük olarak değişir. Bir gün az, bir gün fazla yer. Bazen kahvaltı ve akşam yemeğinde tüm besin gereksinimlerini karşılarlar ve arada yemek istemeyebilirler. Bu nedenle de çocuklar bu konuda zorlanmamalıdır.
  6. Bu dönemde çocuğun, üç ana öğünü de tüm besin öğelerini içermelidir.
  7. Çocukların yemekleri seçmesine izin verilmelidir. Çocuk tabağını bitirmiyorsa zorlamamalı, bir sonraki seferde bitirebileceği kadar miktarda yemek konmalıdır.
  8. Çocuk yeni bir yemeği yemeyi reddediyorsa, bu durum çocuğun o yemeği bir daha yemeyeceği anlamına gelmez. Daha sonraki dönemlerde aynı yemek küçük miktarlarda tekrar sofraya getirilmelidir.

7. Okulda beslenme:

  1. Okula giden çocuklar yemek konusunda öğretmen ve arkadaşlarından da etkilenirler
  2. Okula giden çocuklar ve ergenler beslenme konusunda aileler ve öğretmenler tarafından eğitilmelidir.
  3. Çocuklar okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı yapmalıdır.
  4. Okulda verilen yemekler yerine çocukların kantinden aldıkları besinlerle beslenmeleri doğru değildir. Bu yiyecekler çocuğun ihtiyacı olan vitamin, mineral açısından fakir, ancak tuz ve enerji içeriği fazla yiyeceklerdir.
  5. Sürekli bu yiyeceklerle beslenen çocuklarda obesite (kilo fazlalığı, şişmanlık) sık olarak görülmektedir.
  6. Çocuklar sürekli hamburger ve pizza yemek yerine peynirli-domatesli tost yemesi, kola içmek yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu ve su içmesi konusunda bilgilendirilmelidir.
  7. Ayrıca, hazır meyve suları yerine meyvenin kendisi de önerilebilir.
  8. Anneler çocuğun okulda neler yediğini denetlemeli, özellikle akşam öğününde sebze ve meyve gibi o gün içinde yemediği yiyecekleri çocuğa vermeye çalışmalıdır.

8. Hazır satılan yiyecekler:

  1. Özellikle okul çocukluğu döneminden sonra çocuklar artık cezbedici ambalajlar içinde sunulan, ancak çocuk için gerekli vitamin ve mineralleri içermeyen, şişmanlığa neden olan ürünlerle daha fazla karşılaşırlar.
  2. Bisküvi, kraker, cips, patates kızartması, çikolata, şeker, hamburger, pizza, kola, hazır meyve suyu bu gruptaki yiyeceklerdir.
  3. Aile sofrasında bu grup yiyecekler bulunmamalıdır.

9. Ergenlik döneminde beslenme:

  1. Ergenlik dönemi çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir.
  2. Pek çok vücut değişiminin görüldüğü bu dönem çocukların ruhsal olarak da geçişler yaşadığı zor bir dönemdir.
  3. Bu dönemde erkek çocuklar atletik yapılı ve güçlü, kızlar ise zayıf ve narin görünmek için yeme biçimlerini düzenlerler.
  4. Çocuklara, özellikle bu dönemdeki ergenlere, sadece anlatarak sağlıklı beslenmeyi öğretmek mümkün değildir.
  5. Sağlıklı beslenerek daha etkili spor yapabileceklerini, vücut görünümünün de bununla paralel olarak daha iyi olacağını gördüklerinde bu tür beslenmeyi benimseyeceklerdir.
  6. Ergenlik dönemi kızlarda zayıflamak için sağlıksız diyetlerin yapıldığı bir dönemdir. Bu diyetler sonucu kız çocuklarında kansızlık, kemiklerde zayıflık, vücut direncinde düşme, büyüme geriliği, adetlerinde düzensizlik görülmektedir.
  7. Bu nedenle bu çocuklar dengeli beslenmeye özendirilmelidir. Çocuklarda diyet yapmaya bağlı aşırı zayıflama ve adetten kesilme ortaya çıkarsa mutlaka bir beslenme uzmanı olan çocuk doktoruna başvurulmalıdır.

Dikkat edilmesi gereken noktalar:

  1. Tüm yaşlardaki çocukların beslenmesinde et, süt, yumurta gibi proteinler, ekmek, makarna, pilav gibi tahıllar, sebze ve meyveler dengeli bir şekilde bulunmalıdır.
  2. Çocuğun bir-iki çeşit besinle beslenmesi ve normal kiloda olması o çocuğun sağlıklı olduğunu göstermez. Vitamin ve mineral eksiklikleri bu çocuklarda sık olarak ortaya çıkar.
  3. Dengeli ve yeterli miktarda beslenen bir çocuğa ayrıca vitamin verilmesi gerekmez. Fazla vitamin verilmesi zararlıdır.
  4. Çocukların üç ana öğününün saatleri belli olmalı, öğünlerden önce çocuğun doymasına ve sofraya oturmamasına neden olacak gıdalar verilmemelidir.
  5. Yemek sırasında televizyon açık olmamalıdır.
  6. Oyun çağındaki çocuklar yemek istemezlerse ısrar etmemeli, sofradan kalkmasına izin verilmelidir.
  7. Çocuğun ihtiyacından daha fazla yiyecek tabağa konulmamalıdır.
  8. Çocukların sevmediği besinleri yemesi için ısrar edilmemeli, aynı gruptan başka bir besin tabağına konulmalıdır.
  9. Oyun çocukluğu dönemindeki küçük çocukları beslerken kullanılacak kaşık ve çatallar küçük boyda olmalıdır. Masada oturduğu sandalye de rahat olmalıdır.
  10. Okul çağındaki çocuklar okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı etmelidir.
  11. Okul kantininde satılan cips, hamburger, patates kızartması, kola, gazoz gibi yiyecek ve içecekler öğle yemeği olarak yenmemelidir. Bunların yerine okulun tabldot olarak çıkardığı yemekler, peynir ve domatesli tost, taze meyve suyu, ayran, yoğurt, taze meyve tüketilmelidir.
  12. Ergenlik döneminde zayıf görünmek için doktora danışılmadan diyet yapılmamalıdır. Bu diyetler vitamin ve mineral eksikliğine neden olmaktadır.
  13.  Ara öğünlerde çocukların hazırda satılan yağlı ve şişmanlamaya neden olan yiyecekleri yememeleri, yerine yoğurt, ayran, süt, meyve gibi yiyecekler yemeleri öğütlenmelidir.
  14. Anne, baba ve öğretmenler çocuklara kendi yaptıklarıyla örnek olmalıdır.
Facebook Twitter Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazı da ilginizi çekebilir...

microcephaly

0- 24 Ay: Kız- Yaşa Göre Baş Çevresi ve Boya Göre Ağırlık Değerleri

Devamını Oku →